Trakya Denizi’nin bu esrarengiz, neredeyse mistik atmosferli adası Samothraki, keşfedilmeyi bekliyor. Asırlık çınar ormanları, eğrelti otları ve aromatik bitkilerle taşlık, vahşi peyzajın iç içe geçtiği nadir bir doğal güzelliğe sahip. Adanın tam ortasında, 1600 metreyi aşan yüksekliğiyle Saos Dağı, etrafındaki her şeye hükmediyor.
Kayalık ve dik yamaçlar, engebeli patikalar, doğal havuzlar, şırıl şırıl akan sular, yabani bitki örtüsü ve başka dünyalara ait gibi hissettiren plajlar; kalabalık sahillerden ve lüks otellerden uzak, macera ve alternatif tatil arayanlar için biçilmiş kaftan.
Samothraki’ye gelirseniz, antik efsanelerle ve tanrılarla özdeşleşmiş bu gizemli enerjiye kendinizi bırakmaya, adanın sırlarını keşfetmeye hazırlıklı olun. Kabeiroi Gizemleri burada yaşandı; evrensel ve kapsayıcı bu ritüeller, cinsiyet, sınıf, milliyet ya da din farkı gözetmeksizin herkese açıktı ve temel amacı insanın ahlaki olarak yükselmesiydi. O havanın adada hâlâ dolaştığı hissediliyor.
Ancak Samothraki yalnızca antik gizemlerle değil, Ortodoks Kilisesi ile de derin bir bağa sahip. Aziz Pavlus, M.S. 49 yılında Makedonya’ya giderken Avrupa’da ilk olarak bu adaya ayak bastı. Paleopoli yakınlarında, bu ziyarete adanmış modern bir anıt-hac yeri olan Stasidi bulunuyor.
Adanın başkenti Hora, Saos’un güneydoğu yamaçlarına amfiteatr gibi kurulmuş, tescilli bir yerleşim yeri. Dar sokaklarda dolaşın, denize bakan meydanlara çıkan merdivenleri tırmanın ve adanın sade güzelliğine kendinizi kaptırın.
Özgürce dolaşan ve deniz suyu içen vahşi keçiler — etlerini bu kadar lezzetli yapan sır da bu zaten — yerel mutfak geleneğinin temel taşı. Bunun yanı sıra Samothraki, 1853’ten bu yana faaliyet gösteren, tescilli anıt statüsündeki Yunanistan’ın en eski geleneksel fırınına ev sahipliği yapıyor.
Samothraki’ye Nasıl Gidilir?
Adaya Alexandroupolis veya Limni’den feribotla ulaşabilirsiniz. Adada oteller, pansiyon odaları ve düzenli kamp alanları mevcut. Yemek için meyhane ve balık lokantaları var.

Nerede Yüzülür?
Samothraki’nin plajları az ama her biri kendine özgü. Sığ ve kumlu plajlar aranmaz burada; adanın asıl ünü, vahşi güzelliğiyle öne çıkan doğal havuzlarında. Yerliler bu havuzlara vathra diyor ve ziyaretçiler plajlardan bile fazla bu harikalarayönelir; kimileri buz gibi sulara çırılçıplak iner, etraf ise tropik ormana benzer bir yeşillikle sarılıdır.
Pahia Ammos: Adanın en kalabalık ve popüler plajı. Kamariotissa limanından yaklaşık 15 kilometre uzaklıkta, arabayla kolayca ulaşılabiliyor. Geniş, kumlu ve berrak sularıyla küçük çocuklu aileler için ideal. Beach bar, restoran ve şezlong mevcut — bunlar Samothraki’de pek rastlanır şeyler değil.
Kipi: Adanın en ücra noktası, güneydoğu ucunda. Volkanik faaliyet sonucu oluşmuş, taş ve çakıl kaplı, ay yüzeyini andıran vahşi bir güzelliği var. Denizden yükselen kayalıklarla mükemmel bir uyum içinde. Adanın en güzel gün batımını burada izleyebilirsiniz.
Vatos: Pahia Ammos’un doğusunda, beyaz kum ve sudan yükselen kayalıklarıyla görsel bir şölen. En kolay ulaşım tekneyle. Kremasto şelalesinin suları burada denize kavuşur; “Tis Grias ta Pania” kayalıkları da burada. Deneyimliyseniz Vatos vadisini geçerek yürüyüşle de ulaşabilirsiniz, ancak Saos’un en zorlu güzergahlarından biri olduğunu unutmayın.
Pyrgos tou Fonia: Efsaneye göre sahildeki kulede korkunç bir cinayet işlenmiş ve plaj adını bu olaydan almış. Gri çakıllar ve parlak mavi sular. Fonias deresi de burada denizle buluşuyor.
Therma Loutra: Şifa özellikleri Bizans döneminden beri bilinen termal sulara sahip bir yerleşim. Romatoid artrit, kronik romatizma, jinekoljik rahatsızlıklar, damar hastalıkları ve deri problemleri için iyi geliyor. Kükürt kaynaklı kapalı ve açık havuzlar ile bireysel banyolar sunan Belediye Hidroterapi Merkezi’ni ziyaret edebilirsiniz. Termaller 38-39 dereceye ulaşıyor.
Doğal Havuzlar: Vathres
Dağdan akan derelerin oluşturduğu şelaleler, yerli halkın vathra adını verdiği küçük doğal havuzlara dökülüyor. Adada yaklaşık 100 tane var. Hepsine ulaşmak kolay değil; bazılarına gitmek için iyi bir kondisyon ve dikkat şart.
Gria Vathra: En ünlüsü ve en kolay ulaşılabileni. Therma köyünden, eğrelti otlarının arasından ve çınarların gölgesinden geçen patikayı takip ediyorsunuz. Birbiri ardına dizilmiş üç havuzla karşılaşıyorsunuz; ilk ikisine ulaşmak kolay. Üçüncüsünden dördüncüsüne geçiş ise bir şelalenin yanından geçerek yapılıyor ve deneyim gerektiriyor. Gria Vathra kompleksinin toplamda, boyutları değişen 62 vathradan oluştuğu tahmin ediliyor.
Vathra tou Fonia: Therma köyünden sonra, adanın en pastoral noktalarından biri olan Fonias vadisine yönlendiren tabelalar var. 30 dakikalık rahat bir yürüyüşün ardından ilk şelaleye ve büyük vathraya ulaşıyorsunuz. Bir sonrakine giden yol ise oldukça zorlu; rehberle gitmeniz tavsiye ediliyor.
Ne Yapılır?
Samothraki, dağ turizmiyle ün kazanmış bir ada. Alternatif tatil anlayışını benimseyenler için Saos Dağı, Ege’nin en yüksek zirvesi; Fegari (Ay) olarak bilinen doruk 1.611 metre yüksekliğiyle sizi bekliyor.
Saos’a Tırmanmak: Kolay bir yürüyüş değil; yaklaşık 8 kilometre ve 6 saatlik zorlu bir çıkış. Dağın kuzey yamaçları meşe ormanları ve onlarca vathraya dökülen derelere ev sahipliği ederken, doruklar çıplak ve sarp. Teçhizatınız ve deneyiminiz yoksa profesyonel rehberlere güvenin.
Kanyoning: Adada 10’dan fazla kanyoning rotası var; yürüyüş, yüzme ve şelalelerden ve doğal kaymakların üzerinden iple inişi bir arada sunuyor.
Dalış: Samothraki’nin sualtı dünyası sürekli değişen bir manzara sunuyor. Keskin kayalıklar, sualtı mağaraları, etkileyici kaya oluşumları ve resifler, dalış meraklılarını bekliyor.
Bunların yanı sıra balıkçılık, dağ bisikleti, yamaç paraşütü, kaya tırmanışı, rappelling ve yürüyüş de yapabilirsiniz. Tüm bu aktiviteler için hava koşullarını resmi kaynaklardan (Meteoroloji, Sahil Güvenlik, Turizm Polisi) kontrol etmeyi ve deneyimsizseniz uzmanlara başvurmayı unutmayın.
Tekne Turları: Adayı çevreleyen günübirlik teknelere binebilirsiniz. Bu gezilerde, suları doğrudan denize dökülen 180 metrelik etkileyici Kremasto Nero şelalesini görecek; yerlilerin “Tis Grias ta Pania” dediği tuhaf kaya oluşumlarını hayretle izleyecek; yalnızca denizden ulaşılabilen Vatos ve Giali plajlarında yüzebileceksiniz. (
Arkeolojik Alan: Önemli yapıların kalıntılarına ev sahipliği yapan Paleopolis arkeolojik alanını ziyaret edin. Arkeoloji Müzesi’nde yapıların mimari temsilleri sergileniyor, müzenin dışında ise dünyanın dört bir yanında tanınan Samotrake’nin Zafer Tanrıçası Nike’nin bir replikası duruyor. Bunların yanı sıra, Cenevizli Gateluzzi ailesi tarafından geç Bizans döneminde inşa edilen tahkimat sisteminin parçası olan Ortaçağ kulelerini de görebilirsiniz. Üç yapı günümüze ulaşmış; birinde aile armasını içeren bir kitabe yer alıyor.
Dini Anıtlar: Daha önce de belirtildiği gibi, Samothraki Aziz Pavlus’un M.S. 49 yılında Makedonya’ya giderken ayak bastığı ilk Avrupa toprağı. Adanın kuzeyinde yer alan ve Stasidi adı verilen anıtı ziyaret edebilirsiniz; ahşap ve taştan yapılmış bu sade yarım daire biçimli yapıda, Aziz Pavlus’un Samothraki’den geçişini anlatan dört büyük mozaik bulunuyor. Ayrıca adanın kilise ve şapellerini de gezebilirsiniz: Kuzey Ege’ye ve İmroz adasına bakan dik bir kayanın kenarında adeta süzülen Panagia Krimniotissa Şapeli ya da Samothraki’nin en önemli Hristiyan eserlerinden biri olan ve 14. yüzyıla tarihlenen Christou Manastırı bunların başında geliyor.
Halk Bilimi Müzesi: Samothraki Halk Bilimi Müzesi’ni ziyaret ederek yöre halkının geleneksel yaşam biçimini yakından tanıyabilirsiniz. 19. yüzyıldan kalma eski bir konakta yer alan müzede tarım aletleri, iplik işleme araçları ve dokuma tezgahları gibi gündelik nesneler sergileniyor. Ayrıca tamamen döşenmiş ve dekore edilmiş geleneksel bir evin ayrıntılı bir replikasını, zengin fotoğraf materyalini ve yerel kıyafetleri de burada görebilirsiniz.
Mutfak Kimliği
Samothraki mutfağının baş tacı keçidir; özgürce otlayan ve deniz suyu içen vahşi keçi sürüleri — bu alışkanlık eti daha da lezzetli yapıyor — yerel gastronomi geleneğinin merkezinde. Ancak ada mutfağı bununla sınırlı değil.
Sarımsı yeşil, bir tür eriğe benzeyen meyveden yapılan praousto veya praousti gibi reçelleri mutlaka deneyin. Bir diğer yerel tatlı ise tavada yapılan ve cevizli-şuruplu geleneksel Noel kurabiyesi melomakarona’ya benzeyen haslamalar. Samothraki ayrıca az miktarda üretilen, buruk-tatlı tadıyla özgün balıyla da ün kazanmış. Yunanistan peynirleri yazımızı okudunuz mu?

Nerede Yenir?
Vrahos: Profitis Ilias semtinde, Ege manzaralı. Şiş kebap biçiminde pişirilmiş yerel vahşi keçi servis ediliyor. Menüde özel şiş sakatat da var. Tüm mezeler ve salatalar yerel ürünlerden; meşhur vadinin adını taşıyan Fonias birası da içkilerde. (Profitis Ilias, tel.: 0030 2551 095264)
Karidies: Adanın doğu ucundaki seyrek nüfuslu Ano Meria’da geleneksel bir taverna. Menüde pek çok keçi çeşidi, patatesli incik, sotelenmiş fasulye çorbası, keçili makarna ve odun ateşinde pişmiş sıcak köy ekmeği var.
Stoa: Sokak yemeklerini seviyorsanız Therma’daki Stoa ızgaracısında keçi etli sandviç denemelisiniz. (Therma, tel.: 0030 2551 098358)
I Gefira tou Fonia: Fonias vadisinin girişinde bir taverna. Menüde omletler, patlıcanlı dana eti, arpa şehriyeli güveç, gemista (etli dolma), et yahnisi, musakka, pastitsio gibi klasikler var. (Fonias, tel.: 0030 697 235 6389)
Argo: Vasilikos’ta balık tavernası. Trakya Denizi’nden çıkan taze levrek, kırmızı mercan, ahtapot, ıstakoz gibi ürünler servis ediliyor. Yerel beyaz şarap, ouzo veya tsipouro eşliğinde. (Kato Kariotes-Vasilikos, tel.: 0030 2551 042139)
Ouzeri Kesmes: Balkonundan şirin Hora manzarası eşliğinde içki içilebilen geleneksel bir uzeri. Adanın kendine özgü yemeği mandi — kıymalı kızartma ve pilavlı yufka — burada servis ediliyor. Kabak çiçekli gözleme ve bal kabağı böreği de menüde. (Hora, tel.: 2551 041229)
Geleneksel Fırın: Yunanistan’ın 1853’ten beri faaliyet gösteren en eski geleneksel fırını. 1998’de Yunan Kültür Bakanlığı tarafından tescilli anıt ilan edildi. Her şey evde yapılıp odun ateşinde pişiriliyor; yerel peksimet ve yedi hamurlu ekmek mutlaka denenmeli. (Hora, tel.: 0030 2551 041433)



